Gaz sancıları olmasaydı; bebekleri büyütmek, sanırım, çok daha kolay ve keyif
verici olurdu. Saatlerce süren, bitip bitip tekrar başlayan, yırtınırcasına ağlayan
bebeklerin bu durumuna dayanabilmek, hele hele gencecik, deneyimsiz bir anne için çok
zor olsa gerektir. Ancak annelerin unutmaması gereken bir nokta da; bugüne kadar gaz
sancısı nedeniyle zarar görmüş bir bebeğin görülmemiş olmasıdır. Burada hemen
söylemem gerekir ki; bebeklik dönemindeki ağlamaların hepsinin nedeni de gaz
sancıları değildir. Bunlar:
1.Açlık
2.Diş
çıkarma
3.Kulak
ağrısı
4.İshal
5.Başka
sebeplerle oluşan barsak spazmları
6.İdrar
yolu enfeksiyonları
7.Popo(anüs)
çevresindeki yara ve çatlaklar
8.Pişik
9.Pamukçuk
10.Gizli
veya belirgin fıtıklar
11.Ağız
ve dişeti sorunları
12.Vücudun
herhangi bir yerindeki kırıklar
13.Bazı
sinirsel hastalıklara eşlik eden ağlama tipleri... Bunları ayırt etmek için mutlaka
çocuk hekiminize
danışmanız
gereklidir.
Gaz
sancıları; zarar verici olmayan, belli bir süre ile sınırlı fizyolojik bir olay
olduğuna göre belirgin bir tedavisinin olması da beklenemez. Bu durumda kesin tedavi
etmekten çok gazı azaltıcı bir takım önlemler ve davranış biçimleri içine
girmemiz gerekmektedir:
Öncelikle
bebeğin gaz sancısı dışındaki herhangi bir sebepten dolayı ağlamadığını tespit
etmemiz gereklidir. En çok karıştığı durum olan AÇLIK'tan ağlayıp
ağlamadığını saptamak kolaydır. Anne sütünü verdiğinizde susuyorsa sebep
açlıktır. Yok eğer susmuyorsa her ağladığında inatla anne sütü veya mama
veriliyorsa, sırf bu yüzden gaz sancısı daha da artabilir. Sık sık ve düzensiz
beslenen çocukların gaz sancıları daha da artabilir. Hele hele erken dönemde
başlanan ek gıdalar bu tabloyu iyice dramatikleştirir. Bebeklere şekerli su
verilmesi, emziklerin bala veya pekmeze batırılarak verilmesi, çok erken aylarda
nişastalı gıdalara başlanması, meyve ve meyve sularının gereğinden çok verilmesi
veya meyvaların olgunlaşmamış olması da gazı artırır.
Gereğinden
fazla su içirilen veya tam tersi yeterince su verilmeyen bebeklerde de gaz fazla olur.
Uzun süre açıkta kalan yiyecekler(özellikle süt ve sütlü yiyecekler), iyi
temizlenmemiş şişe-kaşık ve emzikler, uzun süre kapağı kapatılmamış
şuruplar(vitaminler, antibiyotikler, ateş düşürücü-ağrı kesiciler) de basit
mikrobik kirlenmeler nedeniyle gaz yapabilirler.
Altının
uzun süre ıslak bırakılması, bulunduğu ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması,
uzun süre aynı konumda yatırılması da gazı artırabilir. Bebeğin
kundaklanması, hareket kabiliyetini sınırlayan kuşaklarla sarılması da gazı
artırabilir. Annenin beslenmesinin gaz oluşumundaki rolü sanıldığı kadar
belirgin değildir. Anne ve babanın sakin, hoşgörülü ve sevecen olması çok
önemlidir.
GAZLI
BEBEKTE NELER YAPILABİLİR?
1.Anne
ve babanın sakin olması, bebeğe şefkatle ve güvenle yaklaşması
2.Aşırı
sıcak veya soğuk ortam oluşturulmamalı
3.Dar
ve sıkıcı veya üst üste giysiler giydirilmemeli
5.Bebekler
hep aynı pozisyonda yatırılmamalı, yan olarak veya karın üstü yatırılmalı(karın
üstü yatırılırken bir kişinin bebeğin yanından ayrılmaması gerekiyor)
6.Karnına
ve ayaklarına ılık bezler konulmalı
7.Her
beslenmeden sonra en az yarım saat ve en az iki kere “Gark” edene kadar gazı
çıkartılmalı
8.Bebeğe
okşayarak ve severek güzel sözler söylenmeli
9.Sinirsiz
olduğu bir zamanda bebeğe uygun masaj yapılmalı
10.Gereğinden
fazla emdirilmemeli, gereksiz yere ek besinler verilmemeli
11.Rezene
çayı ve anason verilebilir.
12.Doktorunuza
görünmeli ve onun önerilerine uymalısınız.